
İnsan bu gerçeği bilerek sevmez. Hatta çoğu zaman hiç düşünmez. Birine, bir zamana, bir hayale bağlanırken sonunu hesaba katmaz. Çünkü sevgi, hesap yaparak kurulmaz. İçgüdüyle, ihtiyaçla, bazen de cesaretle kurulur. Fakat her bağ, içinde bir gün kopma ihtimalini taşır. İşte yas dediğimiz şey, o kopuşun hayatımıza düşmesidir.
Kaybın ardından dünya durmaz. Sabah yine olur, insanlar işe gider, hayat akmaya devam eder. En şaşırtıcı olan da budur. İçimizde bir şey eksilmişken dışarının aynı kalması. İnsan bir süre buna uyum sağlayamaz. Zaman ilerler ama içerde bir yer olduğu gibi kalır. Bazen bir gün geçmez, bazen bir yıl tek bir an gibi gelir.
Yas sadece gidenle ilgili değildir. Onunla birlikte yaşadığımız halimizle de ilgilidir. Bir insanı kaybettiğimizde, onun yanındaki versiyonumuzu da kaybettiğimizi sanırız. Oysa zamanla anlarız ki o hal tamamen silinmez. İçimizde bir yere yerleşir. Değişir ama yok olmaz.
İnsan sevdiğini kaybettiğinde, aslında geçicilikle yüzleşir. Hiçbir şeyin kalıcı olmadığını, hiçbir anın sabit kalmadığını kabul etmek kolay değildir. Bu yüzden yas biraz da kabullenme sürecidir. “Keşke”lerin yavaş yavaş susmasıdır. Cevapsız sorularla yaşamayı öğrenmektir.
Sevgi kaybolmaz. Sadece yön değiştirir. Önceden karşılıklıydı, şimdi içe dönüktür. Önceden bir bakışta, bir seste vardı; şimdi bir anıda, bir histe yaşar. Bu dönüşüm ilk başta ağır gelir. Ama zamanla insan şunu fark eder: Taşıyabildiği şey artık acının kendisi değil, sevginin hatırasıdır.
Yasın amacı unutmak değildir. Unutmak çoğu zaman mümkün de değildir. Asıl mesele, o kaybı hayatın merkezinden kenarına alabilmektir. Acıyı inkâr etmeden ama onun içinde de kalmadan. Sevmiş olmanın değerini, kaybetmiş olmanın ağırlığıyla birlikte taşıyabilmektir.
Sevdiğimiz sürece kaybedeceğiz. Ama kaybetmiş olmak, sevmiş olduğumuz gerçeğini değiştirmeyecek. Belki de insanın büyümesi tam burada başlar. Hayatın geçiciliğini bilerek bağlanmakta. Bir gün bitebileceğini bilerek değer vermekte. Kırılabileceğini bilerek sevmekte.
Çünkü sevmemek bir korunma biçimi olabilir. Ama derinleşmek değildir.

Yorum bırakın