Etiket: Kişiselgelişim
-
Saygı, Güçle Dayatılmaz; Nezaketle Kazanılır
Sosyolojik açıdan baktığımızda saygı, toplumun bir arada yaşayabilmesi için ortak bir zemin gibi görülür. Ancak bu zemin tek taraflı olduğunda, yani sadece “statü” üzerinden beklendiğinde, aslında boş bir kabuğa dönüşür.
-
Hırsın Ateşi Seni Yakmasın, Yolunu Aydınlatsın
Hırs… Çoğumuzun içinde gizlenen, gece yarısı uykudan uyandıran, bir sözle ya da bir bakışla alevlenen bir ateş. Kaybettiklerimiz, kırıldıklarımız, bize yapılan haksızlıklar, küçümsendiğimiz anlar… Hepsi bu ateşi besler.
-
Sana Ayna Tuttum, Gördüğün Şey Senden İbaretti
Başkalarının bize yaptıkları, söyledikleri ya da davranışları aslında çoğu zaman onların iç dünyasının bir yansımasıdır. Biz sadece bir ayna tutarız. Ve o aynada gördükleri, kendi yaraları, kendi eksiklikleri ya da kendi ışıklarıdır. Ayna teorisi, insanın dışarıda gördüğü her şeyin aslında kendi iç dünyasından izler taşıdığını söyler. Hoşlandığımız ya da rahatsız olduğumuz davranışlar, bizim kendi benliğimizin…
-
Gerçek Güç: Başkalarının Gözünden Özgürleşmek
Bir dönem kendimi başkalarının gözünde nasıl göründüğüme öyle çok kaptırdım ki, aslında kendi içime bakmayı unuttum. “En güçlü ben olmalıyım, en umursamaz ben görünmeliyim, oyunda hep ben kazanmalıyım” gibi düşünceler zihnime kazındı. Bunun bana özgüven verdiğini sandım, ama gerçekte beni takıntılı bir döngünün içine hapsetti. Günlerce düşüncelerim peşimi bırakmadı. “Acaba nasıl görünüyorum? Enerjimi yanlış mı…
-
Gece 3’te Yağmurla Gelen Farkındalık: Bir anı kaçırmak
Saat gece üç. Evde sıkılmışım, uyku tutmuyor. İçimden geçirdim: “Keşke yağmur yağsa.” O sırada kulağıma bir ses çalındı. Duraksadım. “Yağmur sesi mi bu?” Koşup odanın penceresine gittim. Camı açtım, heyecanla. Ve evet… Hem de öyle hafif bir çise değil, gürül gürül. İçim bir anda ferahladı. Cam kenarına oturup izlemek geldi aklıma. O an var ya,…
-
Gerçek Bağlar Bahane Tanımaz
İyi gün de herkes yanındadır. Gülümserken herkes güzeldir. Ama yağmur başladığında, bahaneler de başlar. Hayat öyle anlar yaratır ki… Kimin gerçekten yanında durduğunu, kimin ise yalnızca yanında duruyormuş gibi yaptığını anca o zaman görürsün. Kimisi, ilk dalgada senden uzaklaşır. Kimisi, “hayat çok yoğun, işlerim var, ben de kendi savaşımı veriyorum” der. Oysa sen de o…
-
Ait Hissetmeyenler Kulübü
Ait hissedememek, boşlukta bir yerlere tutunmak değil de… Tuttuğun her yerin elinden kayması gibi. İşe giriyorsun, olmuyor. Şehir değiştiriyorsun, yine de içindeki yerinden kıpırdamıyor o boşluk. İnsanlar tanıyorsun, gülüyorsun, konuşuyorsun, yakınlaşıyorsun ama sonra bir şey geliyor ve seni içinden çekip alıyor: “Burası da değil.” Bazen yanlışlıkla fazla gelişmiş gibi hissediyorsun kendini. Sanki etrafındaki herkes başka…
-
Bir insan seni anladığında değil, anladığını davranışa dönüştürdüğünde sana değer vermiş olur.
Görselde bir kadın var. Gerçekte yalnız. Ama yansımada, arkasında bir gölge var. İşte tam da anlatmak istediğimiz şey bu: Bazı insanlar gerçekte yoktur. Ama size söyledikleriyle, cümleleriyle, hayal ettirdikleriyle hayatınızda bir “yansıma” gibi bırakırlar kendilerini. O kişi artık yanınızda değildir. Ama bir mesajıyla, bir “seni anlıyorum” deyişiyle, bir sözde farkındalık cümlesiyle hala varmış gibi görünür.…
-
Emeğini Terk Edemediğin İçin Kalıyorsun, Oysa Biliyorsun Gitmeliydin
Gitmeniz gereken yerde kalmamalısınız. Çünkü hayat, size kendinize saygı duymanız gerektiğini bazen en sert yollarla öğretir. İnsan çoğu zaman bir ilişkiden ayrılmakta zorlanmaz; zor olan, o ilişkiye verdiği emeği terk etmektir. Birlikte geçirilen onca zamanı, paylaşılan anıları, başta duyulan sevgiyi ve inancı bir çırpıda bırakmak kolay değildir. Hele ki karşınızdaki insanın yorgunluğunu, hayata dair tükenmişliğini,…
-
Bir insanın başına gelebilecek en kötü şeylerden biri; sıradan bir gün gibi başlanılan bir günün içerisinde, hayatını tamamen değiştirecek bir an yaşamaktır.
insan, bir güne daha başlarken her şeyin bitebileceğini, bir anda hayatın yönünün değişebileceğini bir kez öğrendiyse… O bilinmezliği hep içinde taşır. Ne yazık ki seni öldürmeyen şeyin seni güçlendirmediği, sadece başka bir “sen”e dönüştürdüğü anlardır bunlar.
