Etiket: özfarkındalık

  • Bu On Gerçeği Öğrenene Kadar Her Şey Bana Olmuş Sandım

    Hayat bana hiçbir şeyi kolay öğretmedi. Ama her şeyi tam zamanında öğretti. İşte öğrendiğim on gerçek: Bu on gerçeği öğrenene kadar her şey bana olmuş sandım. Şimdi biliyorum; hiçbir şey bana olmadı, hepsi benden geçti. Hepsi beni, ben yapmaya çalıştı.

  • Çocukluk Travmalarının İzleri

    Bazen bir dizi sahnesi, bazen bir şarkı, bazen de sokakta karşılaşılan bir koku yıllardır unutulduğunu sandığımız anıları bir anda gün yüzüne çıkarır. O an şaşkınlıkla “ne alaka şimdi” deriz. Ama aslında bilinçaltı yıllardır sakladığı gerçekleri bizim önümüze koyar. Yaşanmışlıkların üzerine çekilmiş perde kalkar. Ve ilk kez kendi hikâyemize dışarıdan bakma cesaretiyle karşılaşırız. Kaçarken güçlü hissettiğimiz…

  • Sana Ayna Tuttum, Gördüğün Şey Senden İbaretti

    Başkalarının bize yaptıkları, söyledikleri ya da davranışları aslında çoğu zaman onların iç dünyasının bir yansımasıdır. Biz sadece bir ayna tutarız. Ve o aynada gördükleri, kendi yaraları, kendi eksiklikleri ya da kendi ışıklarıdır. Ayna teorisi, insanın dışarıda gördüğü her şeyin aslında kendi iç dünyasından izler taşıdığını söyler. Hoşlandığımız ya da rahatsız olduğumuz davranışlar, bizim kendi benliğimizin…

  • Gerçek Güç: Başkalarının Gözünden Özgürleşmek

    Bir dönem kendimi başkalarının gözünde nasıl göründüğüme öyle çok kaptırdım ki, aslında kendi içime bakmayı unuttum. “En güçlü ben olmalıyım, en umursamaz ben görünmeliyim, oyunda hep ben kazanmalıyım” gibi düşünceler zihnime kazındı. Bunun bana özgüven verdiğini sandım, ama gerçekte beni takıntılı bir döngünün içine hapsetti. Günlerce düşüncelerim peşimi bırakmadı. “Acaba nasıl görünüyorum? Enerjimi yanlış mı…

  • Gece 3’te Yağmurla Gelen Farkındalık: Bir anı kaçırmak

    Saat gece üç. Evde sıkılmışım, uyku tutmuyor. İçimden geçirdim: “Keşke yağmur yağsa.” O sırada kulağıma bir ses çalındı. Duraksadım. “Yağmur sesi mi bu?” Koşup odanın penceresine gittim. Camı açtım, heyecanla. Ve evet… Hem de öyle hafif bir çise değil, gürül gürül. İçim bir anda ferahladı. Cam kenarına oturup izlemek geldi aklıma. O an var ya,…

  • Ait Hissetmeyenler Kulübü

    Ait hissedememek, boşlukta bir yerlere tutunmak değil de… Tuttuğun her yerin elinden kayması gibi. İşe giriyorsun, olmuyor. Şehir değiştiriyorsun, yine de içindeki yerinden kıpırdamıyor o boşluk. İnsanlar tanıyorsun, gülüyorsun, konuşuyorsun, yakınlaşıyorsun ama sonra bir şey geliyor ve seni içinden çekip alıyor: “Burası da değil.” Bazen yanlışlıkla fazla gelişmiş gibi hissediyorsun kendini. Sanki etrafındaki herkes başka…

  • Bir insan seni anladığında değil, anladığını davranışa dönüştürdüğünde sana değer vermiş olur.

    Görselde bir kadın var. Gerçekte yalnız. Ama yansımada, arkasında bir gölge var. İşte tam da anlatmak istediğimiz şey bu: Bazı insanlar gerçekte yoktur. Ama size söyledikleriyle, cümleleriyle, hayal ettirdikleriyle hayatınızda bir “yansıma” gibi bırakırlar kendilerini. O kişi artık yanınızda değildir. Ama bir mesajıyla, bir “seni anlıyorum” deyişiyle, bir sözde farkındalık cümlesiyle hala varmış gibi görünür.…

  • Asıl Kimliğin Işıklar Söndüğünde Belli Olur

    Yalnızken sen kimsin? Dengeyi içinde kurabiliyor musun? Kendine yetebiliyor musun? Yoksa seni toparlayacak başka birilerini mi arıyorsun? Gidenlere mi dönüp bakıyorsun, yoksa onların yerine bir başkasını mı koymaya çalışıyorsun? Yalnızken hâlâ içinde umut taşıyıp yoluna devam edebiliyor musun? Yoksa yalnız kaldığın için kendinle yüzleşmeye bile cesaret edemiyor musun?

  • Hayır, Mükemmel Planım Yok. Sadece Deniyorum

    Zor zamanlar geçtiğinde geriye kalan şey ne biliyor musun? Senin geçme şeklin. Ağlaya ağlaya da geçebilir, gözlerinin içiyle susarak da geçebilirsin. Ama nasıl geçeceğini sen seçeceksin. Bu acı bitince arkanda bir kurban mı kalacak, yoksa sessizce kendini yeniden inşa etmiş biri mi? Senin geçişin, gelecekteki SEN’e mektup olacak. Zamanla geçer evet, ama sen nasıl geçeceksin?

  • Rüyamda Değil, Gerçekte Uyandım

    Sadece güçlü görünmek değil, güçlü hissetmek gerekir. Ve o his, başkalarına karşı durmaktan değil; kendinle dürüstçe yüzleşmekten doğar. Gerçek yüzleşme demek; sadece ne yaşadığını değil, ondan nasıl etkilendiğini kabul etmek demektir.