Sana Ayna Tuttum, Gördüğün Şey Senden İbaretti

Başkalarının bize yaptıkları, söyledikleri ya da davranışları aslında çoğu zaman onların iç dünyasının bir yansımasıdır. Biz sadece bir ayna tutarız. Ve o aynada gördükleri, kendi yaraları, kendi eksiklikleri ya da kendi ışıklarıdır.

Ayna teorisi, insanın dışarıda gördüğü her şeyin aslında kendi iç dünyasından izler taşıdığını söyler. Hoşlandığımız ya da rahatsız olduğumuz davranışlar, bizim kendi benliğimizin bastırdığımız ya da henüz fark edemediğimiz parçalarıdır. Bu yüzden çoğu zaman birine kızdığımızda, aslında kendimize dokunan bir şeyi fark ederiz. Ve birine hayran olduğumuzda, içimizdeki saklı potansiyeli görürüz.

İşte burada bir ayrım vardır. Aynada gördüğün şeyden utanıp öfkeyle kaçabilirsin ya da cesur olup bakmaya devam edersin. Eğer bakmayı seçersen özgürleşirsin. Çünkü gördüğün şey sana aittir. Onu kabul ettiğinde, dönüştürme gücünü de eline alırsın. İnsan kendi gölgesini kabul etmeden ışığını tam anlamıyla yaşayamaz.

Hayatımıza giren ilişkiler, kurduğumuz bağlar da bu aynaların bir parçasıdır. Kimisi bize sevgimizi ve şefkatimizi hatırlatır. Kimisi sabrımızı sınar. Kimisi gururumuzu, öfkemizi ya da sınırlarımızı gösterir. Kimi ise bizde eksik olanı tamamlamaya çalışırken aslında kendi eksiklikleriyle yüzleşir. 
Bize saf kötülük yapmayı tercih etmiş birine tuttuğumuz aynada bile, onun sakladığı kırılganlıkları, kendine itiraf edemediği yetersizliklerini, içindeki boşluğu görürüz. Ya da eksik duygularını bizden tamamlamaya çalışan birinin aslında kendi içindeki açlığı fark ederiz.

Bazen birinin davranışına kızarken aslında içimdeki eski bir yaraya dokunduğumu fark etmişimdir. Başkasının abartılı neşesinde gizlenmiş bir acıyı gördüğüm de oldu. Bana yapılan bir kötülüğün ardında bile karşımdakinin kendine yabancılaşmış tarafını fark ettiğim anlar… Eğer bu aynaya bakmayı reddedersek, öfkeyle kaçıp aynı döngülere sıkışırız. Ama bakmayı seçersek özgürleşiriz. Çünkü gördüğümüz şeyin bize ait olduğunu fark etmek, onu anlamak, kabul etmek ve dönüştürmek gücü elimizde tutmaktır.

Sana ayna tutan insanlar hayatının en büyük öğretmenleridir. Belki sana ihanet eden biri, aslında senin kendi sınırlarını daha iyi çizmen için bir aynadır. Belki sana şefkat gösteren biri, senin de başkalarına gösterebileceğin şefkati hatırlatır. Belki de seni küçümseyen biri, aslında senin kendi değerini görmeni sağlar. Her biri, kendi yolculuğunda sana bir şey anlatır.

Ayna tutmak, karşıya aslında farkında olmadıkları bir gerçeği göstermek demektir. Bazen sadece gözlerini kaçırmadan bakmaktır. Bazen de yapılan manipülasyonların ve saf kötülüklerin farkında olup oyunun dışına çıkarak manipülasyon tiyatrosuna katılmamaktır. Gerçek güç, karşı tarafı kendi karanlığıyla baş başa bırakabilmektir.

Sana ayna tuttum. Gördüğün şey senden ibaretti. Ve özgürleşmek için önce o aynaya bakmayı göze almak gerekir.