Gerçek Bağlar Bahane Tanımaz

İyi gün de herkes yanındadır. Gülümserken herkes güzeldir. Ama yağmur başladığında, bahaneler de başlar. Hayat öyle anlar yaratır ki… Kimin gerçekten yanında durduğunu, kimin ise yalnızca yanında duruyormuş gibi yaptığını anca o zaman görürsün. Kimisi, ilk dalgada senden uzaklaşır. Kimisi, “hayat çok yoğun, işlerim var, ben de kendi savaşımı veriyorum” der. Oysa sen de o savaşın içindesindir. Ama sen, bahane değil; bağ görürsün.

Gerçek bağ, durgun denizde değil; dalgalı sularda belli olur. Gerçek bağ, kolay olanı seçtiğinde değil; zor olanı göze aldığında sınanır. Fırtına başladığında, bazıları sana sırtını döner. Kimi bunu sessizce yapar, kimi de süslü bahanelerle. İşin gerçeği şu: Bahane ne kadar kibar görünürse görünsün, arkasında “yanında durmak istememek” yatar. Ve bazen… Bu fırtınalar seni yıpratmak için değil, etrafındaki sahte bağları sessizce elemek için gelir. O yüzden sana iyi gelmeyen her ayrılığa, “kayıp” diye bakma. Bazen bu, bir temizlenmedir.

Çünkü geriye kalanlar… İşte onlardır gerçek bağların. Fırtınada elini bırakmayanlar, zor günün gölgesinde bile gülümsemeye çalışanlar, yükün ağırsa omzuna omuz koyanlar… Fırtına durduğunda, kimin elini tuttuğunu hatırlarsın. Ve kimin elini tutmadığını da. İşte o an anlarsın… Yanında kalanlar, senin asıl hikâyen.


Yorumlar

Yorum bırakın