Maskeler Düşmez, Sürdürülemez

Kaybettiğini sandığın şey çoğu zaman bir insan değildir. Kaybolan, o insana yüklediğin anlamdır. İnsanlar gitmez; şartlar değiştiğinde gerçek hâllerine geçer. Maskeler, sürdürülemediği anda düşer.

Birçok insan saygıyı sessizlikle karıştırır. Sen sustuğun sürece sorun yoktur. Uyum sağladığın, idare ettiğin, kendini geri çektiğin sürece her şey normal görünür. Ne zaman soru sormaya, itiraz etmeye, sınır koymaya başlarsın; işte o zaman zor biri olursun. Buradaki kırılma kişisel değildir. Kontrol edilemeyen insan, rahatsız edici bulunur.

Bazı ilişkilerde sevgi yoktur, işlev vardır. İlgi verirsin, destek olursun, alan açarsın, boşluk doldurursun. Karşı taraf kendini iyi hissettiği sürece bağ sürer. İhtiyaç karşılanmadığında uzaklaşma başlar. Bu bir anda olmaz. Önce geç cevaplar gelir, sonra belirsizlik, sonra soğukluk. Bu kayıp değildir. Bu, kullanım süresinin dolmasıdır.

Çoğu insan sana değil, senin sabrına güvenir. Ne kadar daha dayanabileceğini ölçer. Kaç kez daha affedeceğini hesaplar. Geri döneceğini varsayar. Bu güven sevgiden değil, alışkanlıktan doğar. Gittiğinde şaşırmazlar. Sadece seni hafife aldıklarını fark ederler.

Gerçek herkes için konforlu değildir. Netleşen, büyüyen, sınır çizen biri; karşısındakini aynayla baş başa bırakır. Ve çoğu insan aynaya bakmak istemez. Gidişler senin eksikliğinle ilgili değildir. Kendi çıplaklıklarıyla ilgilidir.

Kaybettiğini sandığın şey seni eksilten bir yanılsamaydı. Maskeler düştü. Artık kim kimdir biliyorsun. Bu yapışkan bir teselli değil. Bu, güç veren bir farkındalık.


Yorumlar

Yorum bırakın