
Saat gece üç. Evde sıkılmışım, uyku tutmuyor. İçimden geçirdim: “Keşke yağmur yağsa.” O sırada kulağıma bir ses çalındı. Duraksadım. “Yağmur sesi mi bu?” Koşup odanın penceresine gittim. Camı açtım, heyecanla. Ve evet… Hem de öyle hafif bir çise değil, gürül gürül. İçim bir anda ferahladı. Cam kenarına oturup izlemek geldi aklıma. O an var ya, tam da aradığım huzurdu.
Ama sonra alışkanlık dürttü beni “Bir sigara yakayım, öyle izleyeyim.” Çakmağımı bulamadım. Küllük de ortada yoktu. Her yerde aradım ama yok. Sonunda çaresizce ocaktan yaktım sigaramı. Küllük yerine küçük bir tabak aldım. “Tamam, idare eder,” dedim. Tam cam kenarına koyacakken elimden kaydı ve kırıldı. Ben kırıkları toplamakla uğraşırken yağmurun sesi azaldı. Başımı kaldırdığımda fark ettim ki… yağmur dinmişti.
O anda anladım.. Sigara telaşına düşmeseydim, yağmuru daha uzun izleyebilirdim. Çakmak ararken, küllük derdine düşerken, o büyülü an kayıp gitmişti. Toprak kokusu çok kısa sürdü ve ben onun yerine bir tabağın parçalarıyla uğraştım. Garipti. Çünkü ben yağmur yağsın diye içimden geçirmiştim, yağmur gerçekten yağmıştı. Ama ben onun yerine sigara telaşına kapılmıştım. Öylece oturup yağmuru izleseydim, eminim daha huzurlu olacaktım.
Bazen düşünüyorum; neden hep böyle oluyor? İnsan huzurun önünde duruyor ama kendini başka şeylerle oyalıyor. Belki de bu yüzden hayatın en güzel anlarını kaçırıyoruz. Bazen küllük, bazen telefon, bazen sıradan bir alışkanlık… Ve sonra dönüp bakınca “kaçırdım” diyoruz.
Her şeyden bir anlam çıkarmaktan da yoruldum aslında. Belki kırılan tabak bana bir şey söylemiyordur. Belki evrenin özel bir mesajı yoktur. Belki sadece elimden kaydı, hepsi bu. Ama bildiğim bir şey var: O yağmur, o kısa an, bana sigaradan çok daha fazlasını verdi. Bana bir nefes verdi, içimi açtı, kalbime dokundu. Ve keşke sadece o anın içinde kalabilseydim, başka hiçbir şey düşünmeden.
Kaçırmamak için çırpındığımız şeyler, bazen huzurun ta kendisini kaçırmamıza sebep oluyor. Alışkanlıklarımız uğruna, hayatın en saf anlarını harcayabiliyoruz.

Yorum bırakın